Bir Deneyimlenebilir Tasarım Projesi Olarak Just Everything

Çağ Burak Canpolat https://twitter.com/cagburakc   fatih cihangir selimoglu vintage in you roportajı Multifonksiyonel sahsiyetlere saygımız sonsuz, birazdan hayat ve tasarıma giriş öyküsünü dinleyeceğiniz Fatih Cihangir Selimoğlu da bu isimlerden biri. 1986, İstanbul doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü’ne 6 yıl gider gibi yapıp gitmiyor. Daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü’nü burslu olarak kazanıyor üstelik hala okuyor! Farklı disiplinlerden besleniyor, üretim deneyimlerini kullanıcıya aşılamayı amaçlayan, sanat yapıtlarının işlevselliği üzerine yoğunlaşan tasarım oluşumu “justeverything“ in yaratıcılarından biri oluyor. Bir yandan deklanşörle düzensiz bir ilişkisi olup bir yandan da Ahmet Estan adında bir karakteri hayatta tutmaya çalışmakla meşgul. Onu vintageinyou.com ile tanıştıran ise atölyesinden çıktığı anda ilgi çekmeyi başaran dünyanın en hafif ahşap çantaları oldu. Lafı fazla uzatmadan Fatih’i ve “Just Everything” in manifestosunu dinleyelim. Fatih, bize biraz kendinden bahsedebilir misin? 28 yaşındayım, çok uzun süredir üniversite öğrenciliği ile uğraşıyorum hobi olarak. -gülüyor- Bir süre Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okudum ondan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne sahne ve gösteri sanatları bölümüne geçtim.

  • Nike Free 4.0 Men
  • new balance 996 homme bordeaux 2009’da ilk başta “Ubu” adında galeri-bar konseptli bir mekan açtım. Sonra 2011’de “senbeno” adında bir menajerlik şirketi kurduk, Türkiye’deki bağımsız sanatçıların vizyon, kariyer planlama, prodüksiyon ve stili üzerine çalışmalarımız oldu. İki sene orada çalıştıktan sonra bir sene ara verip, uzun zamandır üzerine çalıştığım “Just Everything” adlı deneyim tasarımı üzerine olan bu projeye başladım. Aslında buna “deneyimlenebilir durum tasarımı” da diyebiliriz. _19A4505 Bu proje için bir manifesto hazırladınız, biraz açar mısın? Just Everything iki kişinin bir araya gelmesiyle bile oluşabilen bir topluluk formu. Deneyimlenebilir durum tasarımı üzerine kurgulanmış bir şey. Şöyle bir iddiası var; her kişi birer kullanıcıdır, her kullanıcı da potansiyel üreticidir. Sadece üretim için kendini veya dışarıdan bir şeyin onu tetiklemesi gerekir ve üretilen her şeyin işlevsel olması gerekir. Bunu söylerken bir heykel de bir çanta kadar işlevsel olabilir. Önemli olan bulunduğu ortamdaki insanlar tarafından algılanabiliyor ve tüketilebiliyor ve deneyimlenebiliyor olmasıdır. Peki, Just Everything nasıl başladı? İnsanların kafası tek bir yönde çalışmaz. merak ettiğimiz şeyler vardır ve bunlar tek bir alana, disipline ve branşa ait olamaz.

  • New Balance 574 Uomo
  • Aslında hepsi bir bütünün parçası: ifade bütünü… Bu çok yönlü ifade alanını tek bir yapı içerisinde toplamak istedim. Fjällräven Kånken Salu _19A4514 Just Everything’i biraz da şöyle açmalıyım, aslında “Just” bir ön ad olarak var Just Eveything oluşumu tamamlama ismi. Mesela çantaların adı Just Bag. Just’ı aslında Türkçe’deki karşılığına tam oturtamadığım için İngilizce kullandım. Just’ın birçok anlamı var “sadece, olduğu gibi, tarafsızca” ve ben bu anlamları çok yerinde buluyorum. Naif geliyor bir anlamda çünkü sadece bir çanta yapıyorsun yani çok da bir anlam yüklemene gerek yok yaptığın işin kendisi bir anlam taşıyor. Daha önce ahşapla çalışmaların oldu mu? Yoksa bu da ilk deneyimlemen mi? Hayır yok. Anlatmaya çalıştığım şey de tam olarak o, bir şeyi çok fazla merak etmekle alakalı. Merak aşkı da diyebiliriz buna. Araştırma, tetikleyici unsur ve deneme. En çok zorlandığımız nokta belki de deneme/deneyimleme imkanı.. BKMmutfak’la olan işbirliğiniz nasıl başladı? BKMmutfak’la bu yılın ağustos ayından beri beraberim. Buranın bir dekorasyonuyla alakalı olarak birlikte çalışmıştık. Daha sonrasında beraber bir şey yapabilir miyiz diye düşündük. Ve şu anda durduğumuz kulisi bir atölyeye dönüştürdük. Amaç daha çok kulisi yaşayan bir alana çevirmekti. Sanatçılar geldiklerinde buradan etkilenmeye başladılar. Burada vakit geçirmek hatta bu işle uğraşmak isteyenler oldu. Genelde “ben de yapabilir miyim?” “nasıl yapılıyor?” gibi sorular soruluyor. Bunu yapamayacağını düşünerek soruyorlar. Ben de tam tersine her şeyi yapabileceklerine inanıyorum insanların. nike air zoom schoenen Sadece birinin onu teşvik ediyor ve kendinin de onu istiyor olması gerekiyor. Kısacası merak gerektiriyor. _19A4568 Geleceğe dair düşüncelerin neler? Uzun vadede bir üretim sahası kurmak gibi bir hayalim var. nike air max 1 ultra flyknit femme ama süreçte ne olacağını bilemiyorum. Bugün bir üretim sahası kurmak hatta fikri ve üretme arzusu içinde olan insanların, aynı heyecanı taşıyan insanlarla bir araya gelmesini sağlamak gibi bir hayalim var. Ama iki sene sonra bambaşka bir şey de yapıyor olabilirim. Eğer yapmam gerekiyor ve yapmıyorsam o bambaşka şeyi, yanlış bir şey yapıyorumdur diye düşünüyorum. Tüketimle üretim zaten eş zamanlı olan bir şey. Ondan dolayı bu sahanın da üretim ve tüketimi de barındırıyor olması gerekiyor. Burası daha çok bir laboratuvar, çünkü deneyimlediğimiz yer. Bir laboratuvar ve aynı zamanda insanların kendilerini ifade edebildikleri bir yer olmalı. Bir etkinlik de olmalı içerinde bir konser, bir performans olmalı veya gerçekten bir tüketim olmalı, deşarj olmakla alakalı. solde adidas chaussures Bu bir parti de olabilir ya da o yer bir kafe de olabilir. İnsanlar ihtiyaçlarını bir şekilde hem üretirken hem de tüketebileceği bir yer olması gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece bir ticari format gibi görünüyor olabilirim ama o değil, amaç bireyin ihtiyaçlarını tam olarak giderebilmesini sağlamak. Tasarım alanınızı geliştirmeye yönelik adımlarınız var mı? Mesela ben bir moda tasarım öğrencisi olarak manifestonuzu duyduktan sonra elbiseye kafa yormaya başladım. Evet, aslında kafamda çok fazla fikir var. adidas zx 700 donna Zaten üretimi tek bir alanda kısıtlamamak ve akla gelen her alandaki fikri hayata geçirmek için “Just Everything” i oluşturdum. Air Jordan 4 Premium Aslında giyim üzerine de çalışmayı çok istiyorum. Mesela ahşap ve deri ile yapacağımız bir barista önlüğü fikrimiz var. Genelde hammaddem şu anda ahşap ve deri ama böyle bir kısıtlamam da yok. _19A4668-1Kendini bir tasarımcı olarak görüyor musun? Ben bir tasarımcı değilim daha doğrusu değilim demek istiyorum. Çünkü benzer şeylerde herkes tasarımcı gibi duruyor. Ben üretmeye çalışıyorum. Yapabildiğim ifade edebileceğim bir şey varsa onu yapmaya çalışıyorum. Cheap Nike shoes UK Biraz da klişe sorulardan gidelim değil mi? En son izlediğin film hangisi? En son izlediğim film, altıncı kere izlediğim Mr. Nobody. Çok seviyorum. En sevdiğin müzisyen/grup? Jim Morrison, The Doors. Vintage’e en az bizim kadar tutkulusun sanırım? Ben eskiyi seviyorum ya. chaussures nike pas cher Aslında benim yaptığım ürünlerin belirli bir yaşı var zaten. Ama bence bir şey uzun süre orada durduysa, yıllandıysa, yaşlandıysa o kadar anı biriktiriyor. Sahaftan aldığın kitapla kitapevinden aldığın kitap arasında bile fark vardır. Daha farklı bakarsın, ikisini de koklarsın ama sahaftan aldığını kokladığında bir kokusu vardır eski kokusu onu hissedersin. asics pas cher Evet vintage’a olan ilgim kaçınılmaz bir şekilde var. Biz de vintage’ız aslında. her gün eskiyoruz, yenilere göre eskiyiz. Vintage in you işte. Geri dönüşüm hakkında ne düşünüyorsun? ve Türkiye’de geri dönüşüm sence anlaşılabildi mi?

    Geri dönüşüm konusunu tasarım alanında soruyorsanız da ben daha genelden gireceğim konuya. Çöplerini ayrıştırmayan bir topluluğuz, pili çöpe atıyoruz. Temelde bu alışkanlığı edinemediğimiz sürece çok bir şey değişeceğini düşünmüyorum. Toplumun alışkanlıklarında tabi ki yerel yönetimlerin çok büyük rolü var.

    Tasarım alanındaysa“recycled“ kavramı çoğu zaman upcycled ile karıştırılıyor. Bir paletin üzerine cam koyup, tekerlekli ayaklar takıp sehpa yaptığınızda bu bir recycled ürün değil upcycled ürün olur. Bu konuyu biraz daha kavrayabilirsek hangi noktada durmamız gerektiği bulabiliriz. Geri dönüştürme, işlev kazandırma sonrasındaki ürün satın alınabilir ama toplumun satın alan değil üreten konumda olması daha önemlidir. Gardırobunda neler var? Gardırobumda eski çok kıyafetim var; babaannemin gömleği, dedemin hırkası, ikinci el aldığım da çok kıyafetim var. adidas nmd męskie nike air max 1 pas cher Gömleğe inanıyorum 🙂 Çok güzel ham ipek gömleklerim var. Onlar da çok eski, halamda buldum. Solde adidas zx flux Dönem seviyorum sanırım. 1940’larda olsak tamamen uyum sağlayabilirmişim gibi geliyor. Kahverengi, krem, yeşil, siyah ve gri giyinirim genelde. Daha rahat giyinmek istersem gri, bordo ve siyah giyinmeye özen gösteriyorum. Kabul eskiden hepimiz renkli pantolonlar giydik ama zamanın gerekliliği de diyebiliriz. –gülüyor, atölyedeki dolabını açıp gömleğini ve alışmaya çalıştığı dedesinin şapkasını gösteriyor. kanken fjallraven   —— Güzel sohbeti için teşekkür edip prototip ahşap gözlüğü araklamaya çalışarak veda ediyordum ki yakalandım. Neyse ki Fatih’in atölyesi herkese açık, gidip üretici olabiliriz.