Global Blogger Ayşegül Uluç’u Yakından Tanımak

Kadın olmak zor, güzel kadın olmak daha da zor, üzerine zeki ve azimli olduğunuzda birileri mutlaka önünüzü kesmeye çalışıyor. (Mecazi ve gerçek anlamda) Çelmelerin üzerinden başarıyla atlayan isimlerden biri Ayşegül Uluç. adidas yeezy boost Sadece Türkçe değil İngilizce blog yazılarıyla ve Milano gibi şehirlerde bizim hayalini kuramayacağımız en büyük defilelere girerek tüm dünyadan modanın nabzını tutuyor. kanken fjallraven soldes vintageinyou.com olarak başarılı kadınların hikayelerini taşımaya devam ediyoruz ki biraz feyz alın. Keyifli okumalar.

ayşegül uluç bahar akyol

stylishtimes.net ekibinden Bahar Akyol’un objektifinden Mercedes Benz Fashion Week koşturmacasındaki Ayşegül

Vinu: Kadın olmak nasıl bir duygu senin için, son günlerde kendimizi daha bir ortaya koyuyoruz saldırgan tutumlara ve zihniyetlere karşı, nasıl bakıyorsun bu duruma?

Ayşegül: Kadın olmak dünyanın her yerinde çok zor. Biz son dönemlerde ekstra zorluklar yaşıyor olsak da, Avrupa’da da Amerika’da da, kadına biçilen rol evlenip çocukların annesi olmak. Neyse ki ben bu konuda şanslıyım. Kanken Big Annem yüksek kimya mühendisi, teyzem Devlet Tiyatrosu sanatçısı, anneannem modacı. Rol modellerim çok kuvvetli hem aile sahibi olup hem iyi bir iş kadını olma konusunda. Vinu: Yıllardır blog yazarısın ve üstelik yalnızca Türkçe değil İngilizce yazıyorsun, global anlamda bir bloggersın. Yaşadığın en önemli macera neydi bu yolda? Lagerfeld ile tanışmak mı mesela?

Ayşegül: Açıkçası Stylishtimes.net’i kurduğum günden itibaren konuya hep global baktım. Bu sebeple bloğumu açtığım sene Paris’e taşındım bir süre için. asics outlet shop 2011 Şubat’da Paris Moda Haftası’ndaki defilelere katıldım. Under Armour Shoes Sanıyorum, Türkiye’den yurt dışındaki moda haftalarına katılan ilk bloggerım. O yıldan bugüne, her uluslararası tecrübe beni oldukça heyecanlandırıyor. Prada, Missoni, Guy Laroche, Zuhair Murad, Burberry Prorsum gibi markaların defilelerine davet edilmek, Zuhair Murad, Karl Lagerfeld, Edgardo Osorio gibi dev tasarımcılar ile tanışmak ve bloğum için röportajlar yapmak en değerli tecrübelerin başında geliyor.

Vinu: Vintage hakkında ne düşünüyorsun?

Ayşegül: Açıkçası çok iyi bir vintage kullanıcısı değilim ancak yatırım yaptığım parçaların, ileride vintage olabilecek ürünler olmasına gayret gösteriyorum. Vintage sayesinde kalite ve zamansızlık, moda tasarımlarında ön plana çıkıyor.

ayşegül uluç stylishtimes vintageinyou

Vinu: Sosyal medyayı çok aktif kullanıyorsun, Diğer moda bloggerlarına nazaran twitter’ı da. Bu enerjiyi nasıl buluyorsun? Twitter şu an markalar için nasıl bir mecra sence?

Ayşegül: Twitter şu anda genel olarak haber ve komedi için kullanılıyor. Ben her sosyal medya kanalımı farklı kullanıyorum. Instagram’ı bloğun içeriğine uygun paylaşımlar için kullanırken, Twitter, mizah konusundaki yaratıcı tarafımı takipçiler ile paylaşmak için uygun bir platform. Son zamanlardaki yeni favorim ise Snapchat. Daha çok öğrenciler arasında yayılmış olan Snapchat’de her gün devamlı videolu paylaşımlarım mevcut. Gün içinde neler yaptığımı paylaşmanın yanı sıra, biraz da komik videolar çekip yayınlıyorum açıkçası. Takip etmek isteyenler için:

Snapchat: astylishtimes

Instagram: stylishtimes

Twitter: AysheroseVinu: Bundan sonraki adımların ve projelerin hakkında biraz bilgi verir misin?Ayşegül: Bilgi Üniversitesi’nde Moda Gazeteciliği dersi veriyorum. En severek yaptığım işlerimden biri. Bu görevimin yanı sıra, farklı dergilere freelance editörlük yapmaya devam edeceğim. Yazılarımın, Stylishtimes okuyucularının yanı sıra, farklı basılı yayın okuyan kitlelere ulaşıyor olması beni çok mutlu ediyor. Blogumda birçok yerli/yabancı marka ile işbirlikleri yapıyorum. Önümüzdeki günlerde çok önemli firmalarla güzel projeler duyuracağız. Oldukça sabırsızlanıyorum.

ayşegül uluç stylishtimes vintageinyou

Renkli saçlılar kulübü özel toplantısı

  Vinu: Kendini en çok hangi yıllara ait hissedersin? Eski zamanlarda yaşama şansın olsaydı tercih edeceğin yıl hangisi olurdu? Ayşegül: 80’lerde doğmuş biri olarak açıkçası daha öncesinde yaşayıp ülkenin o kaotik dönemlerini tecrübe etmek istemezdim. Bundan dolayı yaşadığım dönemden memnunum. Stil anlamında soracak olursan, sevdiğim dönem 70’ler diyebilirim. Kadının ruhundaki seksapeli kaliteli şekilde ifade eden tasarımlara ev sahipliği yapmış 70’ler. O sebeple en sevdiğim dönem odur. Vinu: Ünlü markalar ve tasarımcılar, tasarım rotalarını geçmiş akımlara doğru çevirdiler. Bu akımlar içinde, dönmesine en mutlu olduğun akım hangisi? Ayşegül: Denim on denim ve kot ceketin dönüşü ilk aklıma gelenler. Vinu: Sence şıklığı ile göz kamaştıran kadının olmazsa olmazları nelerdir? Ayşegül: Uyumlu saç-makyajın yanı sıra kıyafette kalite ve kadının giydiği kıyafetten memnun olması çok mühim.
ayşegül uluç stylishtimes vintageinyou

Vintage deri ceketiyle Ayşegül biraz sonra James Dean ile sohbet edecek gibi duruyor.

Vinu: Asla modasının geçmeyeceğini düşündüğün zamansız parçalar neler?

Ayşegül: Her kadının dolabında bir adet siyah rugan ince topuklu ayakkabı, vücuduna uygun kesimde siyah pantolon ve elbise ile kaliteli bir blazer olmalı.Vinu: Stilini nasıl tanımlıyorsun?Ayşegül: Stilim denge üzerine kurulu. Bir adet fazla aksesuara dahi tahammülüm yoktur. Trend olan parçalar ile klasikleri birlikte kullanırım. Dolabımda trenchcoat’dan Oxford ayakkabıya, olması gereken tüm temel parçalar mevcut. Adidas Baratas Lise yıllarımdan itibaren, dolabımı bu strateji üzerine kurdum. Trenchcoat Burberry, babet ve tüvit ceket Chanel gibi, temel parçaları, konuda usta olmuş tasarımcılardan edinmek üzerine bir yol çizdim kendime. Women Air Jordan 6 Bunlar elbette hemencecik olmuyor. Zaten hemen olsa değeri de olmaz. lunette de soleil ray ban On küsür senede bu hale geldi gardırobum. Nike Lebron 13 Örneğin ilk marka çantasını alacak olan gençlere tavsiyem, bütçelerine göre ya Louis Vuitton ya Chanel ya da Hermes almaları. İlk çantanız en iyi çanta üreticisinden olmalı, ve mümkünse klasik bir model olmalı ki ileride vintage olabilsin 😉

Vinu: Asla ve asla gardırobumda yer vermem“ dediğin kıyafetler ve aksesuarlar var mı peki?Ayşegül: Yırtık çorap trendinin geri gelmemesi için dua ediyorum desem yeridir. Vogue kapağına bile çıksa giymem, o derece karşıyım bu modaya. Desenli çorap da asla giymem.

Vinu: En çok etkileyen film veya şarkı?

Ayşegül: On yıldır falan izlemedim ama film deyince aklıma “The End of the Affair” geliyor. İki adamın aynı derecede yoğun duygularla bir kadını sevmesi ve o sevginin onları dost yapması beni çok ağlatmıştı, ki film izlerken çok nadir ağlarım.

Müziği çok sevdiğim için tek bir şarkı söylemek zor.